2025 Emine Işınsu Roman Ödülü sahibi ve “Bilinmeze Doğru” romanının yazarı Hülya Başarangil Demir, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi’nde düzenlenen “Göçün Coğrafyası Hafızanın Romanı” etkinliğinde Kırım Tatarlarının yaşadığı sürgün ve göç süreçlerinin edebiyata yansımalarını anlattı.

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Coğrafya Bölümü ve Coğrafya Topluluğu iş birliğiyle düzenlenen etkinliğe; akademisyenler, TEMAD temsilcileri ve çok sayıda öğrenci katıldı.

Coğrafya Bölüm Başkanı Prof.Dr. Adnan Alkan’ın konuşmasıyla başlayan etkinlikte programın sonunda yazar Hülya Başarangil Demir’e katkılarından dolayı Topluluk Akademik Danışmanı Doç.Dr. Hülya Yiğit Özüdoğru tarafından plaket takdim edildi.
“Kırım’ın Bilinmemesi Üzücü”

Demir, romanını yazma sürecinin “Kırım neresidir?” sorusuna yanıt ararken başladığını belirtti. Toplumda Kırım coğrafyasına ve tarihine dair eksik bilgiler olduğunu vurgulayan yazar, eğitimli kesimlerin bile Kırım’ın yerini tam olarak bilemediğini, bu durumun kendisini 1944 Kırım Tatar Soykırımı’nı ve İsmail Bey Gaspıralı gibi isimleri anlatmaya sevk ettiğini ifade etti.
”Coğrafya Kaderdir”
İbn-i Haldun’un ünlü sözüne atıfta bulunan Demir, coğrafyanın kader olabilmesi için o topraklarda fiilen yaşanması gerektiğini hatırlatarak, “Kırım Tatarları için Kırım, kederin değil kaderin merkezi olmalıdır” dedi. Demir, 18 Mayıs 1944’te yaşananların bir “sürgün” değil, Kırım’ı Türklerden arındırma amacı güden bir “soykırım” olduğunu ve bu gerçeği tüm dünyaya anlatmaya devam edeceğini vurguladı.

Edebiyatın Gücüyle Hafıza Tazelemek
İsmail Bey Gaspıralı’nın “Milletine hizmet etmek istiyorsan bildiğin işten başla” sözünü rehber edindiğini belirten yazar, göçün sadece fiziksel bir yer değiştirme olmadığını, geride bırakılan hatıraların kolektif hafızada yaşamaya devam ettiğini söyledi.

Kırım’dan Türkiye’ye göç eden bir ailenin hikayesi ile 1944 Kırım Tatar Sürgünü’nü anlatılan romanda yazar tarafından Millî Mücadalemiz ile Cumhuriyetimizin kuruluş yılları da konu edinilmiştir. 1783’ten itibaren İskenderun ile çevre il ve ilçelerimize Kırım’dan göç ederek yerleşen Kırım Tatarı soydaşlarımız ortak kültürümüzün bir parçası olmuştur. Yazarın kentimize davet edilerek etkinlik düzenlemesi hem şehrimizin kültürel zenginliğini vurgulamak hem de edebiyatı gücüyle hafıza tazelemek açısından büyük anlam taşıyacaktır.





